YAŞAM

Baharın Mor Taçlı Ecesi Enginar

Şimdi Enginar zamanı! Market ve pazarlarda ki yerini aldı bile. Mitolojiden, günümüze ve sağlığımıza olan faydaları ile Enginar hakkında herşeyi yazdık. Buyursunlar…

Baharın Mor Taçlı Ecesi Enginar

Geçmişten günümüze festivalleri, bayramları yapılan, İda Dağı’nda ki Zeus’tan, Avrupa’da ki Krallara kadar sevilmiş, binlerce yıldır mutfaklarımızda ki tat enginar. Tarihi o kadar derin ki, eski Yunan ve Roma İmparatorluğu döneminden beri biliniyor. Milattan Önce 371-287 yılları arasında yaşayan Yunan filozofu Theophrastus, enginarın İtalya’da ve Sicilya’da yetiştirildiğinden bahsetmiş. İlk olarak Etiyopya’da üretildiği, daha sonraları Mısır üzerinden Avrupa’ya geldiği düşünülüyor. Avrupalıların asil bitkisi enginar. 15. Yüzyıl Avrupa’sın da dönemin kral ve soylularının sofralarını süslemiş. 16. yüzyıl’da Fransa, İngiltere ve Almanya, 17. yüzyıl da ise Amerika'ya girmiş. Roma İmparatorluğunun soylu ve asilzadeleri enginarı, baharat, sirke ve bal ile hazırladıkları bir sosla tatlandırarak yemeyi tercih ederlermiş. Ve bu yapılan sosla hazırlanan enginar aynı zaman da uzun süre saklanabiliyormuş. Ülkemizde ise enginar 16. yüzyılda Avrupa'dan Osmanlı topraklarına göçen Museviler tarafından yetiştirilmeye başlanmış...



Toprak altı gövdesi çok yıllık, toprak üstü organları tek yıllık olan bir sebze o. Yenilebilen kısmı açmamış çiçeklerinin geniş ve etli çiçek tablası kısmı ancak brakte dediğimiz enginarın başındaki yapraklarının etli dip kısımlarını da unutmamak gerekir tabii. Enginar seçerken sert ve ağır, bir de yapraklarının açılmamış olmasına dikkat edelim. Siyah lekeler varsa enginarın üzerinde satın almayın. 

Mitolojide Enginar

Efsaneye göre Zeus, Zinari adasında yaşayan, kardeşi denizler tanrısı Poseidon'u ziyarete gittiğinde ölümlü güzel Cynara'yı görüp aşık olur. Daha sonra onu Tanrıça yapar ve birlikte Tanrıların dağı Olimpos'ta yaşamaya başlarlar. Fakat bir süre sonra Cynara ailesini özler, Zeus’tan gizli onların yanına gider. Bu duruma çok öfkelenen Zeus, Cynara'nın kalbini dikenli yapraklarla çevirip onu enginara dönüştürür. Botanikte enginara Cynara denmesi de bu yüzdenmiş.



Enginarın Faydaları

  • Her derde deva olan bu özel sebze ve yaprakları cynarin içerdiği için hem karaciğer, hem de safra kesesinde biriken nikotin, alkol ve yağın vücuttan atılmasını sağlar. Bunun en pratik ve lezzetli yolu ise haftada bir Zeytinyağlı Enginar yemekten geçer. Enginar kolesterolü sağlıklı seviyede tuttuğu için karaciğerin bu ağır yükünü hafifletir ve karaciğerin sağlığını korur. Bu özelliğin yanında kolesterolü dengeleyerek yüksek kolesterolden kaynaklanan felç ve inme gibi ani gelişen hastalıklara karşıda koruma sağlar.
  • Aynı zamanda enginar, yüksek miktarda lif, potasyum, kalsiyum ve manganez mineralleri ile A, B1 ve C vitaminleri içermektedir. 
  • A ve B vitamin seviyesinin yüksek oluşu sayesinde atardamar kireçlenmesini önler.

Enginarda bulunan ve inülin adlı lif, kolondaki iyi bakterilerin büyümesini uyarır ve bağırsak hareketlerini düzenler.

  • Enginar, kan basıncının dengelenmesinde olumlu etkisi ile bilinen potasyum içerir. Potasyum, kan basıncının artmasına neden olan sodyumun etkilerini nötralize ederek adeta bir vazodilatatör görevi görür. Kan basıncında azalma demek kalp krizi ve koroner kalp hastalıklarının görülme riskinin azalması demektir.
  • Çok güçlü bir antioksidandır. Vücuttaki serbest radikalleri etkisiz hale getirir ve vücuda verdiği hasarı azaltır.
  • Afrodizyak etkisi ile cinsel gücü artırır.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, korur.
  • Safra kesesi hastalıklarının tedavisinde yardımcıdır.


"Enginar nedir?" diye sormuşlar bir şefe; 
“Mor taçlı ecedir Enginar! Yersen sağlık seyredersen şölen olur”
diye cevap vermiş…

Şifalı günler dileriz...