Sonbahar Alerjilerinizle Savaşacak 9 Harika Besin

Sonbahar, alerjilerinizi tetikliyorsa; tüketmeniz ve uzak durmanız gereken besinler var. İşte semptomları azaltmada size yardımcı olacak olan 9 anti-alerjik besin!

Sonbahar Alerjilerinizle Savaşacak 9 Harika Besin
yourm yap

Sonbahar geldi çattı hatta bitiyor bile! Eski yıllara göre mevsim sıcaklıkları değişiyor ve artık ekim ayında sarı-kızıl yapraklar dökülmeye başlıyor ve kasım ayında devam ediyor. Yazın sıcacık havası yerini serin kış akşamlarına bırakmaya başladı bile. Ancak sonbaharın gelmesi sizin alerjilerinizi tetikliyor ve bir an önce bu mevsimin bitmesini diliyorsanız mutlaka tüketmeniz ve kesinlikle uzak durmanız gereken bir takım besinler var!

Bu sene yüksek sıcaklıklara ve karbondioksit artışına sebep olan iklim değişikliği, polen üreten bitkilerin daha uzun yaşamasına ve daha fazla polen üretmelerine sebep oldu. Bu yüzden Amerikan Alerji, Astım ve Bağışıklık Akademisi polen üretiminin bu sene daha fazla olacağını ve bu üretimin normalde öngörüldüğü gibi Eylül ayında sonlanmayacağını, sonbahar ayı sonuna kadar devam edeceğini söylüyor.

Elbette ki bu durum sizin alerjik reaksiyonlarınız yüzünden daha fazla sıkıntı çekeceğiniz anlamına gelmiyor. Bazı tükettiğiniz veya tüketmediğiniz besinler bu alerjik reaksiyonları azaltmada size yardımcı olabilir veya bu alerjik reaksiyonları daha da tetikleyebilir. İşte semptomları azaltmada size yardımcı olacak olan 9 anti-alerjik besin!


Brokoli:  Alerjik reaksiyonların hafiflemesine yardımcı olan C vitaminden zengin bu harika besin, sinüslerin temizlenmesine de destek vererek vücudunuzun rahatlamasına yardımcı oluyor. Araştırmalar günlük 500 mg C vitamininin alerjik reaksiyonların giderilmesine yardımcı olduğunu gösteriyor ve sadece 1 su bardağı çiğ brokoli 80 mg C vitamini içeriyor. Eğer C vitamini alımınızı arttırmak istiyorsanız, kabak veya karnabaharın gücünden de yararlanabilirsiniz. Her ikisi de 1 su bardağı pişmiş halinde 56 mg C vitamini içeriyor!

Kara Lahana:  Tıpkı brokoli gibi turpgiller ailesinin bir üyesi olan kara lahana içerisinde, karotenoidlerden olan yüksek derecede A vitamini barındırır. A vitamininin alerjik reaksiyonların hafifletilmesinde yardımcı olduğu bilindiği gibi, bir çok çalışma da düşük A vitamini depolarına sahip olan kişilerin astım ve alerjik hastalıklara daha yatkın olduğunu göstermektedir. O zaman haydi durmayın ve alerjilerinize “dur” demek için kara lahanayı hemen tüketmeye başlayın!

Soğan ve Sarımsak:  Alerjik reaskyionlarla savaşma konusunda oldukça başarılı olan soğan ve sarımsak, aslında bu  anti-histaminik gücünü içeriğindeki kuarsetine borçlu. Tıpkı C vitamini gibi davranan ve inflamasyonun bastırılmasına yardımcı olan bu harika maddeyi içeren soğan ve sarımsağı, özellikle şiddetli sonbahar alerjilerini bastırmak için kullanabilirsiniz.

Koyu Yeşil Yapraklı Sebzeler:  Koyu yeşil yapraklı sebzelerin de alerjik reaksiyonlara karşı savaşabildiğini biliyor muydunuz? Yapraklar ne kadar koyuysa, içerdikleri karotenoid miktarı da o kadar fazla oluyor. Ancak bu sebzeleri tüketirken dikkat etmeniz gereken bazı koşullar var. Vücudunuzun koyu yeşil yapraklılar gibi yüksek lif içeriğine sahip sebzelerden en iyi şekilde yararlanabilmesi için, en az 20 dakika, en fazla 1 saat pişirmeye özen göstermelisiniz. Pişirme esnasında bazı vitaminler pişirme suyuna geçecektir. Dilerseniz bu vitaminli suyu güveçlerde veya çorbalarda kullanabilirsiniz.

Bal Kabağı:  Tıpkı koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi bal kabağı da alerjik reaksiyonlarla savaşan bir karotenoid olan A vitamininden zengindir. Bal kabağını tatlılarda kullanabileceğiniz gibi ana yemeklerde de rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Havuç:  Karotenoidlerden zengin bir başka süper besin mi arıyorsunuz? Havucu deneyin! Yüksek beta-karoten içeriğiyle alerjik semptomlarınızın hafifletilmesine yardımcı olacak bu besinin içeriğindeki A vitamininden en iyi şekilde yararlanmak için onu çiğ tüketmek yerine, haşlanmış veya az zeytinyağıyla sotelenmiş olarak tercih edin.


Isırgan Otu:  Isırgan otu daha çok alerjik reaksiyonların önlenmesinde değil; fakat alerjik reaksiyonlar geliştiğinde bu semptomların bastırılmasında yardımcı oluyor. Bu benzersiz bitki, vücudunuzun alerjik reaksiyonlarda ürettiği histamin kimyasalını içeriyor. Böylece vücudunuzun bu maddeye olan toleransını arttırmaya yardımcı oluyor. Alerjik reaksiyonların akut tedavisi sırasında günde 1 veya 2   fincan ısırgan otu çayı tüketebilirsiniz. Isırgan otunun uzun zamanlı kullanımı potasyum depolarınızın boşalmasına sebep olacağı için,bu bitkiyi sadece alerjik reaksiyonlarınızın hafifletilmesine yönelik kullanmanız daha doğru olacaktır.

Kereviz:  Kereviz, yüksek C vitamini içeriği ve anti-alerjik özellikleriyle sizin daha sağlıklı ve mutlu bir mevsim geçişi yaşamanızı sağlamıyor, aynı zamanda yüksek kan basıncı ve kronik ağrılar gibi problemlerin üstesinden gelmenize de yardımcı oluyor. Bu besin, çiğ veya pişmiş farketmeden besin öğelerinden her şekilde yararlanabileceğiniz tek sebze! Tüketirken kereviz yapraklarını da tariflerinizde kullanmayı unutmayın. Çorbalarda, güveçlerde veya salatalarda rahatlıkla kullanabileceğiniz kereviz yaprakları da C vitamini içeriyor.


Anti Alerjik Çorba
         
Biraz hasta hissettiğinizde 1 kase çorba gibisi yoktur! Tıpkı grip olduğunuzda size iyi gelen bir çorba varsa, alerjik semptomlarınız ağırlaştığında da tüketrek kendinizi iyi hissedeceğiniz bir çorbanız var!

Malzemeler:
-1 adet soğan (kabuğuyla beraber)
-1 diş sarımsak
-1/2 su bardağı çuha çiçeği yaprakları ve kökleri (doğranmış)
-1 su bardağı ısırgan otu yaprağı
-1 su bardağı kereviz sapı (küp küp doğranmış)

Hazırlanışı:
Bir miktar suda soğanı, sarımsağı ve çuha çiçeği yaprakları ve köklerini kaynatın. Yaklaşık 5 dakika sonra içerisine ısırgan otu yaprakları ve kereviz saplarını ekleyerek bir 5-10 dakika daha kaynatmaya devam edin. Malzemelerin iyice kaynadığına emin olduktan sonra soğanın kabuğunu ayırarak çorbanızı tüketin. Çorbanızı karabiber, pul biber, köri, zerdeçal gibi baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

Tüketmemem Gerekenler Neler?

Elbette bazı besinler bu alerjik reaksiyonların hafifletilmesinde yardımcı olduğu gibi, bazı besinler de bu reaksiyonları daha da kötü hale getirebilir. Bu durum “oral alerjik sendrom” olarak bilinir ve tükettiğiniz belirli besinlerin içerisindeki proteinler, alerjik proteinlerle aynı olduğu zaman meydana gelir. Ancak bu besinleri pişirmek, içerisindeki proteinlerin nötralize edilmesinde ve böylece alerjik reaksiyonların engellenmesinde size yardımcı olabilir. Eğer sonbahar alerjisinden dolayı muzdaripseniz; elma, muz, kavun, salatalık, kabak, papatya çayı, ekinezya, bal ve fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişleri tüketmeden önce mutlaka pişirmelisiniz.